Hipertansiyon
 
Hipertansiyon
 
Tuza hayır
 
Sağlıklı yiyecekler
 
Kan basıncı ya da tansiyon kalbin kasılmasıyla damarlara atılan kanın damar üzerine yaptığı basınçtır. Kalp kasılınca damarlar kan ile dolduğundan basınç en yüksek düzeyde olabilir buna -sistolik- kan basıncı yada büyük tansiyon adı verilir. Kalp kasıldıktan sonra tekrar gevşer ve damarlardaki kan basıncı en düşük düzeye gelir buna da -diastolik- kan basıncı ya da küçük tansiyon denir.

Sistolik kan basıncı 130 mmHg diyastolik 85 mm Hg üstü Hipertansiyon olarak kabul edilmektedir. Kalıcı yüksek kan basıncına bağlı olarak kalbimiz daha fazla çalışır ve bir süre sonra zorlanarak dolaşım sistemini etkiliyor.

Hipertansiyon türleri:

  • Primer (esensiyel)
  • Sekonder hipertansiyon
  • Renal hipertansiyon
  • Beyaz gömlek hipertansiyon
  • Endoknin = Cushing sendromu.
  • Akromegali vs…
  • Nörojenik.

Hipertansiyon belirtileri

Hipertansiyon bazen sinsi olarak seyrediliyor ve bazen hiçbir belirti vermeden ciddi organ hasarlarına neden olabilir.

En sık görülen belirtileri;

  • Baş ağrısı
  • Baş dönmesi
  • Göğüs ağrısı
  • Çarpıntı
  • Görme bozukluğu
  • Nefes darlığı
  • Çabuk yorulma
  • Burun kanaması
  • İdrarda kan

Tansiyon Ölçümü

Tansiyonun doğru ölçülmesi gerekiyor. Oturur pozisyonda en az 5 dakikalık dinlenme dönemi sonrasında ölçülmelidir. Tansiyon ölçülmeden önce çay, kahve, sigara gibi maddelerin tüketilmemesi gerekir. Tansiyon ölçülecek kolun tamamen çıplak olması ve tansiyon manşetinin kolun 2/3’ünü kaplamalı, kol kalp hizasında olmalıdır. İlk kez tansiyon ölçülüyorsa her iki koldan ölçülmeli ve tansiyon hangi kolda yüksek bulunursa daha sonraki ölçümler hep bu koldan yapılmalıdır.

Hipertansiyon Tedavisi

Hipertansiyon tedavisi diyet, egzersiz, sigaranın bırakılması gibi genel önlemlerin alınması ve hipertansiyon tanı sonrası düzenli ilaç tedavisi ve doktor kontrolü altında olması gerekiyor. Hipertansiyonun kronik bir hastalık olduğu unutulmamalıdır.

Tuz tüketimini azaltalım

Tuz tüketiminizi kademeli olarak azaltın. Tuz tüketiminizi hemen azaltmak, tat tomurcuklarının bu duruma hemen uyum sağlayamaması nedeniyle oldukça zordur. Bu nedenle tuz tüketiminizi yavaş yavaş azaltın ve tat algınızın buna uyum sağlamasına izin verin.

Masanızdan tuzu kaldırın. Elinizin altında bulunan bir tuzluk, fark etmeden yemeklere tuz eklemenize neden olur. Bu nedenle ilave tuz kullanımını önlemek için, masanızda tuz bulundurmayın.

İşlenmiş yiyeceklerin tüketimini azaltın. Yiyecekler genellikle besin öğesi açısından fakirdir, ancak tuz içeriği bakımından zengindir.

Evde hazırladığınız yiyecekleri tercih edin. Ev dışında yenilen yiyeceklerin içeridiğini kontrol etmek pek mümkün olmadığı gibi, genellikle de lezzetli olması adına tuz içerikleri yüksektir.

Peynir gibi süt ürünleri ve et kaynaklarına dikkat edin. Birçok peynir çeşidi,tuz içeriği nedeniyle yüksek sodyum miktarına sahiptir. Salam ,
jambon, pastırma, sucuk, sosis gibi şarküteri ürünleri de yüksek miktarda sodyum içerirler. Az tuzlu peynir çeşitlerini tercih edin ve şarküteri ürünlerinin kullanımını sınırlayın.

Sos ve çeşnilere dikkat edin. Yemeğe ilave edilen ya da yanında tercih edilen turşu, zeytin, ketçap, soya sosu, hardal veya paketli hazır sos ve çeşniler genellikle yüksek sodyum içeriğine sahiptir.

Potasyum alımınızı artırın. Genellikle birçok sebze ve meyve potasyum yönünden zengindir.